Prof. Dr. Abdullah Sakin Prof. Dr. Abdullah Sakin Tıbbi Onkoloji (Kanser) Uzmanı 0530 995 59 50 MENÜ
0530 995 59 50

Videos

Videos
Kanser Tedavisi Sırasında Kemik Sağlığına Dikkat: Kemik Erimesi ve Ortopedik Sorunlar Kanser Tedavisi Sırasında Kemik Sağlığına Dikkat: Kemik Erimesi ve Ortopedik Sorunlar

Kanser tedavisi sürecinde yalnızca tümörün kontrolü değil, kemik ve kas-iskelet sisteminin korunması da önemlidir. Hastalığın kendisi, kullanılan bazı tedaviler ve uzun süren hareketsizlik kemik sağlığını etkileyebilir. Kanser Hastalarında Kemik Erimesi Görülebilir mi? Bazı kanser tedavileri kemik mineral yoğunluğunun azalmasına neden olabilir. Özellikle uzun süreli tedavi gören hastalarda kemik sağlığının düzenli olarak değerlendirilmesi gerekebilir. Tedaviler Kemik Sağlığını Etkileyebilir Hormon sistemini etkileyen bazı kanser tedavileri, kortizon içeren ilaçların uzun süreli kullanımı veya hastanın hareket kabiliyetinin azalması kemik kaybı açısından değerlendirilmesi gereken faktörler arasındadır. Ağrı ve Hareket Kısıtlılığını Önemseyin Yeni başlayan veya giderek artan; * Kemik ve eklem ağrıları * Bel, sırt veya kalça ağrısı * Yürüme güçlüğü * Hareket kısıtlılığı * Beklenmedik şekilde ortaya çıkan şiddetli ağrı gibi yakınmalar mutlaka tedaviyi takip eden hekime bildirilmelidir. Hareketlilik Önemlidir Hastanın genel sağlık durumu ve tedavi süreci uygun olduğunda, hekim önerisiyle sürdürülen fiziksel aktivite kas gücünün ve hareket kabiliyetinin korunmasına yardımcı olabilir. Egzersiz programı kişiye özel planlanmalıdır. Beslenme ve Kemik Sağlığı Birlikte Değerlendirilmelidir Kemik sağlığı açısından yeterli ve dengeli beslenme önemlidir. Kalsiyum, D vitamini veya diğer desteklerin gerekip gerekmediğine ise kan tetkikleri ve hastanın mevcut tedavileri dikkate alınarak hekim tarafından karar verilmelidir. Kontrolsüz takviye kullanılmamalıdır. Onkoloji ve Ortopedi Birlikte Çalışabilir Kemik ağrısı, kemik yoğunluğu kaybı, kırık riski veya başka bir ortopedik problem söz konusu olduğunda hastanın onkoloji ve ortopedi ekipleri tarafından birlikte değerlendirilmesi gerekebilir. Unutmayın: Kanser tedavisinde kemik sağlığının korunması, hastanın hareketliliğini ve günlük yaşam kalitesini sürdürebilmesi açısından önemlidir. Ortaya çıkan yeni ağrı ve ortopedik şikâyetleri tedavi ekibinizle paylaşmayı ihmal etmeyin. Sağlıklı günler dileriz. Kaydet • Paylaş • Takip et Detaylı bilgi için abdullahsakin.com YouTube / Instagram / TikTok / Facebook: @drabdullahsakin Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için doktorunuza başvurunuz. This content is for informational purposes only and does not constitute medical advice. Please consult your physician for diagnosis and treatment.

Paratiroid Kanseri Nedir? Teşhisi ve Güncel Tedavi Yöntemleri Paratiroid Kanseri Nedir? Teşhisi ve Güncel Tedavi Yöntemleri

Paratiroid bezleri, tiroid bezinin hemen arkasında yer alan, genellikle 4 adet bulunan ve parathormon (PTH) üreten küçük, fasulye şeklinde bezlerdir. Bu hormon vücudun kalsiyum ve fosfor dengesini düzenleyerek kemik sağlığında kritik rol oynar. Paratiroid kanseri ise paratiroid bezlerinin kanserli hücrelerle anormal büyümesi sonucu gelişen nadir bir kanser türüdür. Aşırı PTH üretimine yol açarak kanda kalsiyum seviyesinin yükselmesine (hiperkalsemi) neden olur. Risk Faktörleri ve Korunma Genetik Faktörler: Multiple Endokrin Neoplazi (MEN) sendromu gibi ailesel hastalıklar riski artırabilir. Radyasyon Maruziyeti: Baş ve boyun bölgesine uygulanan radyasyon tedavileri. Yaş ve Cinsiyet: Genellikle 30-60 yaş arasında görülür ve kadınlarda görülme riski erkeklere göre daha yüksek olabilir. Korunma: Ailesel öyküsü olanlarda genetik testler, gereksiz radyasyondan kaçınma, sağlıklı yaşam tarzı ve boyundaki kitle durumunda düzenli doktor kontrolleri önemlidir. Belirti ve Bulgular (Hiperkalsemi) Aşırı PTH ve yüksek kalsiyum seviyeleri şu şikayetlere yol açabilir: Kemik Ağrısı ve Zayıflığı: Kemiklerden kalsiyum çekilmesi nedeniyle kemik ağrısı, kolay kırılma ve osteoporoz. Böbrek Sorunları: Tekrarlayan böbrek taşları, şiddetli yan ağrısı, idrarda kan, sık idrara çıkma (poliüri) ve aşırı susama (polidipsi). Sindirim Sistemi: Karın ağrısı, bulantı, kusma, kabızlık ve iştahsızlık. Genel & Nörolojik: Yorgunluk, halsizlik, kas güçsüzlüğü, zihinsel bulanıklık, depresyon, anksiyete, hafıza sorunları ve yüksek tansiyon. Boyunda Kitle & Diğer: Boyunda sert ve hareketli bir kitle, nadiren ses kısıklığı veya yutma güçlüğü. Teşhis Yöntemleri Kan Testleri: Yüksek kalsiyum ve belirgin şekilde yüksek PTH seviyelerinin tespiti. Görüntüleme: Boyun Ultrasonografisi, Sestamibi Sintigrafisi (MIBI Scan), BT ve MRG. Biyopsi ve Cerrahi: İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) yayılım riski nedeniyle dikkatli kullanılır; kesin tanı tümörün ameliyatla çıkarılması ve patolojik inceleme ile konulur. Evreleme ve Tedavi Seçenekleri Evre 1 & 2: Kanser bezde sınırlıdır veya yakın dokulara/lenf bezlerine yayılmıştır. Tedavide cerrahi müdahale ile tümörlü dokunun tamamen çıkarılması esastır. Evre 3 & 4: Yakın organlara veya uzak bölgelere (akciğer, kemik vb.) yayılım mevcuttur. Cerrahiye ek olarak kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler, immünoterapiler ve aşırı kalsiyum birikimini kontrol altına almaya yönelik tedaviler uygulanır. Unutmayın, boyunda fark edilen bir şişlik veya yüksek kalsiyum belirtilerinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmak hayati önem taşır. Erken teşhis hayat kurtarır! Sağlıklı günler dileriz. Kaydet • Paylaş • Takip et Detaylı bilgi için abdullahsakin.com YouTube / Instagram / TikTok / Facebook: @drabdullahsakin Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için doktorunuza başvurunuz. This content is for informational purposes only and does not constitute medical advice. Please consult your physician for diagnosis and treatment.

Germ Hücreli Over Tümörü Nedir? Belirtileri, Teşhisi ve Güncel Tedavi Yöntemleri Germ Hücreli Over Tümörü Nedir? Belirtileri, Teşhisi ve Güncel Tedavi Yöntemleri

Germ hücreli over tümörü, yumurtalıklarda bulunan germ hücrelerinden gelişen malign (kötü huylu) tümörlerdir. Kanserli germ hücreli tümörler genellikle hızlı büyüyebilir ve erken evrede yayılım gösterebilir. Disgerminoma, teratom, endodermal sinüs tümörü ve koryokarsinom gibi alt çeşitleri bulunur. Genellikle 15-30 yaş arasındaki kadınlarda daha sık görülmektedir. Risk Faktörleri Genetik Faktörler: Ailede over kanseri öyküsü bulunması, Turner sendromu veya Klinefelter sendromu gibi genetik bozukluklar. Yaş ve Cinsiyet: Genellikle 10-30 yaş arası genç kadınlarda görülme sıklığı yüksektir. Hormonal Düzensizlikler ve İnfertilite: Kısırlık geçmişi ve hormon seviyelerindeki dalgalanmalar. İmmün Sistem: Zayıflamış bağışıklık sistemi. En Sık Görülen Belirtiler Karın Ağrısı: Genellikle en sık görülen ilk belirtidir. Tümörün büyümesi, yırtılması veya kendi etrafında dönmesi (torsiyon) sonucu akut apandisiti taklit edebilir. Karında Kitle ve Şişlik: Ele gelen kitle veya belirgin karın şişliği. Hormonal Değişiklikler: Düzensiz vajinal kanamalar, erken ergenlik veya kıllanma (hirsutizm). Diğer Belirtiler: Yorgunluk, iştahsızlık ve açıklanamayan kilo kaybı. Teşhis Yöntemleri Klinik Değerlendirme & Pelvik Muayene Görüntüleme: Transvajinal Ultrasonografi (TVUS), BT, MRG ve PET-BT. Tümör Belirteçleri (Kan Tahlilleri): AFP (Alfa-fetoprotein), hCG (İnsan koryonik gonadotropin) ve LDH (Laktat dehidrojenaz). Cerrahi ve Patoloji: Tek taraflı salpingo-ooferektomi (USO) veya TAH-BSO prosedürleri sonrası patolojik inceleme. Tedavi ve Sağkalım Oranları Erken Evre (Evre I): Doğurganlığı koruyucu cerrahi müdahale (ooforektomi) ve yakın takip ile 5 yıllık sağkalım oranı %90-%95 civarındadır. İleri Evre (Evre II - IV): Cerrahiye ek olarak sisplatin ve etoposid bazlı kombine kemoterapi rejimleri, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler uygulanır. İleri evrelerde dahi 5 yıllık sağkalım oranları %50-%80 arasında değişmektedir. Unutmayın: Anormal bir belirti durumunda zaman kaybetmeden jinekolojik kontrollere gitmek ve erken tanı almak hayati önem taşır! Sağlıklı günler dileriz. Kaydet • Paylaş • Takip et Detaylı bilgi için abdullahsakin.com YouTube / Instagram / TikTok / Facebook: @drabdullahsakin Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için doktorunuza başvurunuz. This content is for informational purposes only and does not constitute medical advice. Please consult your physician for diagnosis and treatment.

İmmünoterapiler Nedir? Nasıl Etki Eder, Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir? İmmünoterapiler Nedir? Nasıl Etki Eder, Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?

İmmünoterapiler, kanser tedavisinde bağışıklık sistemini kullanarak, güçlendirerek veya yeniden yönlendirerek kanser hücreleriyle savaşmayı amaçlayan tedavilerdir. Doğrudan tümör hücresini yok etmek yerine bağışıklık sisteminin kanseri tanımasını ve hedeflemesini destekler. Bağışıklık Sistemi Kanserle Nasıl Savaşır? Bağışıklık sistemi normalde anormal hücreleri tanıyıp ortadan kaldırabilir. Ancak kanser hücreleri, bağışıklık sisteminden kaçmak veya onu baskılamak için çeşitli mekanizmalar geliştirebilir. İmmünoterapiler bu kaçış yollarını engellemeyi ve bağışıklık hücrelerini yeniden harekete geçirmeyi hedefler. İmmünoterapiler Nasıl Etki Eder? Kontrol noktalarını bloke eder: PD-1, PD-L1 ve CTLA-4 gibi bağışıklık kontrol noktalarını hedefleyerek bağışıklık hücrelerinin kansere yeniden saldırmasını sağlayabilir. Bağışıklık sistemini güçlendirir: Bağışıklık hücrelerinin kanser hücrelerine karşı daha aktif çalışmasına yardımcı olabilir. Kanser hücrelerini işaretler: Bazı tedaviler, kanser hücrelerini bağışıklık sisteminin daha kolay tanımasını sağlayacak şekilde hedefler. Bağışıklık hücrelerini yeniden programlar: CAR-T gibi hücresel tedavilerde hastadan alınan T hücreleri laboratuvarda değiştirilerek kanser hücrelerini daha iyi tanıyacak hâle getirilir ve hastaya geri verilir. Başlıca İmmünoterapi Türleri Bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri PD-1, PD-L1 ve CTLA-4 gibi kontrol noktalarını hedefleyen ilaçlardır. CAR-T hücre tedavisi Hastanın T hücreleri laboratuvarda yeniden programlanır ve kansere karşı daha etkili hâle getirilir. Monoklonal antikorlar Kanser hücrelerinin yüzeyindeki belirli hedeflere bağlanarak bağışıklık sisteminin bu hücreleri tanımasına yardımcı olabilir veya tümör büyümesini engelleyebilir. Ayrıca kanser aşıları, bağışıklık sistemi düzenleyicileri ve farklı hücresel tedaviler de immünoterapi kapsamında değerlendirilebilir. Kimlere Uygulanabilir? Tedavi kararı verilirken; Kanserin türü ve alt tipi Hastalığın evresi PD-L1, MSI/dMMR ve tümör mutasyon yükü gibi biyobelirteçler Daha önce uygulanan tedaviler Hastanın genel sağlık durumu birlikte değerlendirilir. Her hasta immünoterapi için uygun olmayabilir. Uygun bir biyobelirtecin bulunması da tedavinin kesin olarak etkili olacağı anlamına gelmez. Nasıl Uygulanır? Tedavinin türüne göre; Damar yoluyla Bazı ilaçlarda cilt altından CAR-T gibi tedavilerde özel olarak hazırlanmış hücrelerin damar yoluyla verilmesi şeklinde uygulanabilir. Avantajları Uygun hastalarda uzun süreli ve kalıcı yanıt sağlayabilir. Bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasını destekler. Bazı dirençli kanserlerde yeni bir tedavi seçeneği olabilir. Kemoterapiden farklı bir etki ve yan etki profiline sahiptir. Bazı hastalarda tedavi bittikten sonra da etkinliği devam edebilir. Dezavantajları ve Sınırlılıkları Her hastada etkili olmayabilir. Etkisi bazı hastalarda geç başlayabilir. Bağışıklık sistemi aşırı aktive olarak sağlıklı dokulara zarar verebilir. Cilt, bağırsak, akciğer, karaciğer, tiroit, böbrek ve diğer organlarda iltihaplanma görülebilir. CAR-T tedavisinde sitokin salınım sendromu ve nörolojik yan etkiler gelişebilir. Yan etkilerin erken fark edilmesi için yakın takip gerekir. Unutmayın: İmmünoterapiler kanser tedavisinde önemli ve etkili seçeneklerden biridir. Ancak yararları ve riskleri her hasta için ayrı değerlendirilmelidir. Tedavi kararı; kanserin özellikleri, biyobelirteçler, önceki tedaviler ve hastanın genel durumu dikkate alınarak hekim tarafından verilmelidir. Sağlıklı günler dileriz. Kaydet • Paylaş • Takip et Detaylı bilgi için abdullahsakin.com YouTube / Instagram / TikTok / Facebook: @drabdullahsakin Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için doktorunuza başvurunuz. This content is for informational purposes only and does not constitute medical advice. Please consult your physician for diagnosis and treatment.

Hedefe Yönelik Tedaviler Nedir? Nasıl Uygulanır, Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir? Hedefe Yönelik Tedaviler Nedir? Nasıl Uygulanır, Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?

Halk arasında “akıllı ilaçlar” olarak da bilinen hedefe yönelik tedaviler, kanser tedavisinin en hızlı gelişen alanlarından biridir. Bu ilaçlar; kanser hücrelerinin büyümesini, çoğalmasını, yayılmasını ve hücreler arasındaki iletişimi sağlayan belirli molekülleri veya proteinleri hedefleyerek etki gösterir. Kemoterapi hızlı bölünen kanser hücreleriyle birlikte bazı sağlıklı hücreleri de etkileyebilirken hedefe yönelik ilaçlar, belirli bir moleküler hedefe daha seçici şekilde etki etmeyi amaçlar. Bu nedenle yan etki profilleri kemoterapiden farklı olabilir. Ancak bu ilaçlar tamamen yan etkisiz değildir. Hedefe Yönelik Tedaviler Nasıl Etki Eder? Hücre Bölünme Sinyallerini Engeller: Kanser hücreleri büyümek ve çoğalmak için aşırı miktarda sinyal üretebilir. Hedefe yönelik ilaçlar bu sinyalleri bloke ederek tümörün büyümesini yavaşlatabilir veya durdurabilir. Anormal Proteinleri Hedefler: Kanser hücrelerinin gelişmesini sürdürebilmesi için ürettiği anormal proteinlere bağlanarak bu proteinlerin çalışmasını bozabilir. Yeni Damar Oluşumunu Önler: Kanser hücreleri büyüyebilmek için yeni damarların oluşmasını teşvik eder. Bazı hedefe yönelik ilaçlar anjiyogenez adı verilen bu süreci baskılayarak tümörün kanla beslenmesini azaltabilir. Programlı Hücre Ölümünü Destekler: Kanser hücreleri apoptoz adı verilen kontrollü hücre ölümünden kaçabilir. Hedefe yönelik ilaçlar bu kaçış mekanizmalarını bozarak kanser hücrelerinin ölmesini sağlayabilir. Tedaviyi Kanser Hücresine Taşır: Bazı hedefli taşıyıcı sistemler; kemoterapi ilaçlarını, hücre öldürücü maddeleri veya radyoaktif bileşenleri doğrudan hedef taşıyan kanser hücrelerine ulaştırabilir. Kimlere Uygulanabilir? Hedefe yönelik tedavilerin büyük bölümünde, tümörde uygun bir moleküler hedefin veya biyobelirtecin bulunması gerekir. Tümör Dokusu: Ameliyat veya biyopsiyle alınan tümör örneği genetik ve moleküler testlerle incelenebilir. Sıvı Biyopsi: Kan veya uygun diğer vücut sıvılarında bulunan tümöre ait DNA parçaları ve biyobelirteçler araştırılabilir. Moleküler Analiz: Tedaviyle hedeflenebilecek bir gen değişikliği, mutasyon, gen birleşmesi, reseptör veya anormal protein bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Tedavi Eşleştirmesi: Tespit edilen hedefe uygun, etkinliği gösterilmiş bir ilacın bulunması gerekir. Her mutasyonun veya proteinin karşılığında kullanılabilecek bir ilaç olmayabilir. Nasıl Uygulanır? Tedavi yöntemi; kanserin türüne, hastalığın alt tipine, belirlenen moleküler hedefe ve kullanılan ilaca göre değişebilir. Ağızdan tablet veya kapsül şeklinde Damar yoluyla Uygun ilaçlarda cilt altından uygulanabilir. Avantajları Belirli moleküler hedeflere daha seçici biçimde etki edebilir. Tümörün ve hastanın moleküler özelliklerine göre kişiselleştirilebilir. Kemoterapiden farklı ve bazı hastalarda daha yönetilebilir bir yan etki profili sunabilir. Uygun hastalarda uzun süre kullanılabilir ve kalıcı yanıt sağlayabilir. Ağızdan veya bazı ilaçlarda cilt altından uygulanabilmesi kullanım kolaylığı sağlayabilir. Dezavantajları ve Sınırlılıkları Uygun Hedef Gerekliliği: Tümör dokusunda veya sıvı biyopsi örneğinde hedeflenebilir bir değişiklik ya da protein bulunması gerekebilir. Uygun İlaç Bulunmaması: Tespit edilen her moleküler değişiklik için onaylanmış veya etkili bir ilaç bulunmayabilir. Tedavi Direnci: Kanser hücreleri zaman içinde yeni değişiklikler geliştirerek kullanılan ilaca karşı direnç kazanabilir. İlaca Özgü Yan Etkiler: İshal, cilt sorunları, tansiyon yüksekliği, karaciğer problemleri, pıhtılaşma veya yara iyileşmesi sorunları gibi yan etkiler görülebilir. Test Süresi: Moleküler testlerin sonuçlanması zaman alabilir ve bazı durumlarda tedavi planının oluşturulması için sonuçların beklenmesi gerekebilir. Maliyet ve Erişim: Moleküler testler ile bazı hedefe yönelik ilaçların maliyeti yüksek olabilir ve bu tedavilere erişim her hasta için aynı olmayabilir. Unutmayın: Hedefe yönelik tedaviler, kişiselleştirilmiş kanser tedavisinde önemli seçenekler sunar. Ancak bir mutasyonun veya proteinin tespit edilmesi, tedavinin kesinlikle etkili olacağı anlamına gelmez. Tedavi kararı; kanserin türü, evresi, moleküler test sonuçları ve hastanın genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek verilmelidir. Sağlıklı günler dileriz. Kaydet • Paylaş • Takip et Detaylı bilgi için abdullahsakin.com YouTube / Instagram / TikTok / Facebook: @drabdullahsakin Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için doktorunuza başvurunuz. This content is for informational purposes only and does not constitute medical advice. Please consult your physician for diagnosis and treatment.

Genetik ve Moleküler Tedaviler Nedir? Kimlere Uygulanır, Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir? Genetik ve Moleküler Tedaviler Nedir? Kimlere Uygulanır, Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?

Genetik ve moleküler tedaviler; kanserin gelişmesine, büyümesine ve yayılmasına neden olan belirli genetik değişiklikleri, proteinleri veya moleküler bozuklukları hedefleyen kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleridir. Bu yaklaşımda amaç, kanser hücrelerinin büyümesini, çoğalmasını, hayatta kalmasını ve diğer organlara yayılmasını sağlayan değişiklikleri tespit etmek ve bu değişikliklere uygun ilaçları kullanmaktır. Geleneksel kemoterapi hızlı çoğalan sağlıklı hücreleri de etkileyebilirken hedefe yönelik tedaviler, uygun biyobelirteci taşıyan kanser hücrelerine daha seçici biçimde etki etmeyi amaçlar. Ancak bu durum, tedavilerin tamamen yan etkisiz olduğu anlamına gelmez. Genetik ve Moleküler Tedaviler Nasıl Etki Eder? Anormal Proteinleri Hedefler: Kanser hücrelerinin büyümesine ve çoğalmasına neden olan anormal proteinlerin üretimini veya çalışmasını engelleyebilir. Büyüme Sinyallerini Durdurur: Kontrolsüz hücre bölünmesini sağlayan moleküler sinyal yollarını baskılayabilir. Hücre Ölümünü Aktive Eder: Kanser hücrelerinin kaçındığı doğal ve programlı hücre ölümü yani apoptoz mekanizmasını yeniden harekete geçirebilir. Epigenetik Değişiklikleri Düzenler: Hücrelerin genleri kullanma biçimindeki bazı anormallikleri hedefleyerek kanser hücrelerinin davranışını değiştirebilir. Kimlere Uygulanabilir? Genetik ve moleküler tedavilerin uygulanabilmesi için genellikle kanser hücrelerinde tedaviyle hedeflenebilecek uygun bir biyobelirtecin veya moleküler değişikliğin tespit edilmesi gerekir. Tümör Dokusu: Ameliyat veya biyopsiyle alınan tümör örneği moleküler ve genetik testlerle incelenebilir. Sıvı Biyopsi: Kan veya uygun diğer vücut sıvılarında bulunan tümöre ait DNA parçaları ve biyobelirteçler araştırılabilir. Moleküler Profilleme: Tek bir genin veya aynı anda çok sayıda genin incelendiği testlerle hedeflenebilir değişiklikler aranabilir. Tedavi Eşleştirmesi: Tespit edilen değişikliğe yönelik onaylanmış bir ilaç, uygun klinik çalışma veya başka bir tedavi seçeneği bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Önemli Ayrım Tümörde tespit edilen genetik değişikliklerin büyük bölümü kişinin yaşamı sırasında yalnızca kanser hücrelerinde gelişir. Bu değişiklikler her zaman kalıtsal değildir ve çocuklara aktarılacağı anlamına gelmez. Avantajları Hastanın tümörünün moleküler özelliklerine göre kişiselleştirilebilir. Kanser hücrelerindeki belirli hedeflere daha seçici biçimde etki edebilir. Uygun hastalarda bazı klasik tedavilere göre daha farklı ve yönetilebilir bir yan etki profili sunabilir. Bazı kanser türlerinde uzun süreli ve kalıcı yanıtlar sağlayabilir. Klasik tedavilere dirençli bazı kanserlerde yeni bir tedavi seçeneği oluşturabilir. Dezavantajları ve Sınırlılıkları Uygun Hedef Bulunmayabilir: Moleküler testlerde tespit edilen her değişikliğe yönelik etkili veya onaylanmış bir ilaç bulunmayabilir. Yan Etkiler: Bu ilaçların da cilt problemleri, ishal, tansiyon yüksekliği, karaciğer sorunları ve ilaca özgü başka yan etkileri olabilir. Tedavi Direnci: Kanser hücreleri zaman içinde değişerek kullanılan ilaca karşı direnç geliştirebilir. Maliyet ve Erişim: Moleküler testlerin ve bazı hedefe yönelik ilaçların maliyeti yüksek olabilir. Her tedaviye her merkezde veya her hasta için erişilemeyebilir. Tümör Çeşitliliği: Aynı tümördeki bütün kanser hücreleri aynı moleküler özelliği taşımayabilir. Ayrıca biyobelirteçler hastalık sürecinde değişebilir. Unutmayın: Kanserde genetik ve moleküler tedaviler her hasta için uygun değildir. Bir mutasyonun tespit edilmesi de tek başına o ilacın kesinlikle etkili olacağı anlamına gelmez. Tedavi kararı; kanserin türü, evresi, moleküler test sonuçları ve hastanın genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek verilmelidir. Sağlıklı günler dileriz. Kaydet • Paylaş • Takip et Detaylı bilgi için abdullahsakin.com YouTube / Instagram / TikTok / Facebook: @drabdullahsakin Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için doktorunuza başvurunuz. This content is for informational purposes only and does not constitute medical advice. Please consult your physician for diagnosis and treatment.

Uterus (Rahim) Sarkomu Nedir? Uterus (Rahim) Sarkomu Belirtileri ve Güncel Tedavi Yöntemleri Uterus (Rahim) Sarkomu Nedir? Uterus (Rahim) Sarkomu Belirtileri ve Güncel Tedavi Yöntemleri

Uterus yani rahim, kadın üreme sisteminin en önemli organlarından biridir. Rahim; iç zar (endometrium), kas tabakası (myometrium) ve dış tabakadan oluşur. Uterus kanserleri, rahmin farklı tabakalarındaki hücrelerden gelişebilir. Bu videoda ele alınan uterin sarkomlar ise rahmin kas veya bağ dokusundan gelişen, nadir görülen ve hızlı yayılabilen kötü huylu tümörlerdir. Uterin sarkomlar, rahim kaynaklı kanserlerin yaklaşık %3-%5’ini oluşturur. Farklı alt türleri bulunan hastalığın en sık görülen çeşitlerinden biri leiomyosarkomdur. Risk Faktörleri İleri Yaş: Uterin sarkom riski yaşla birlikte artabilir. Hormonal Maruziyet: Bazı hormonal ilaçların uzun süreli kullanımı riski artırabilir. Radyoterapi Öyküsü: Daha önce pelvis yani leğen kemiği bölgesine radyoterapi uygulanmış olması. Genetik Yatkınlık: Bazı kalıtsal kanser sendromlarının veya ailede benzer hastalıkların bulunması. Rahimdeki Kitleler: Miyomlar çoğunlukla iyi huyludur ve genellikle kansere dönüşmez. Ancak hızlı büyüyen veya atipik özellik gösteren, miyom olduğu düşünülen kitlelerin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir. En Sık Görülen Belirtiler Anormal Vajinal Kanama: Adet dönemleri arasında, menopoz sonrasında veya normalden fazla kanama görülmesi. Karın ve Pelvik Bölgede Ağrı: Alt karında veya leğen kemiği çevresinde devam eden ağrı. Karında Şişlik veya Kitle: Karın bölgesinde büyüme, dolgunluk hissi veya ele gelen kitle. İleri Evre Belirtileri: İştahsızlık, halsizlik ve açıklanamayan kilo kaybı görülebilir. Teşhis Yöntemleri Jinekolojik Değerlendirme: Hastanın şikâyetlerinin dinlenmesi ve pelvik muayene yapılması. Görüntüleme Yöntemleri: Ultrasonografi ve özellikle pelvik MRG ile kitlenin değerlendirilmesi. Biyopsi ve Patoloji: Uygun hastalarda kitleden alınan doku örneğinin veya ameliyatla çıkarılan dokunun uzman patolog tarafından incelenmesi. Moleküler İncelemeler: Gerektiğinde tanıyı kesinleştirmek ve tedavi hedeflerini belirlemek amacıyla moleküler ve genetik testlerin yapılması. Evreleme: Hastalığın yayılımını değerlendirmek için BT, MRG ve gerekli görülen durumlarda PET-BT kullanılabilir. Hastalığın Evreleri Evre I: Tümör yalnızca rahimle sınırlıdır. Evre II: Hastalık rahmin dışına çıkmış ancak pelvis yani leğen kemiği bölgesiyle sınırlı kalmıştır. Evre III: Hastalık karın içindeki dokulara veya bölgesel lenf bezlerine yayılmıştır. Evre IV: Hastalık mesane, rektum veya akciğer, karaciğer ve kemik gibi uzak organlara yayılmıştır. Evreye Göre Tedavi Yöntemleri Erken Evre: Temel tedavi, tümörün rahimle birlikte bütün hâlinde çıkarıldığı cerrahi müdahaledir. Ameliyat sonrası takip veya ek tedavi kararı; hastalığın alt türüne, evresine ve tekrarlama riskine göre verilir. Lokal İleri Hastalık: Uygun hastalarda cerrahi uygulanabilir. Ameliyat öncesinde veya sonrasında kemoterapi ve bazı durumlarda radyoterapi tedavi planına eklenebilir. Metastatik Hastalık: Kemoterapi, hormon tedavisi, hedefe yönelik ilaçlar veya uygun moleküler özelliklere sahip seçilmiş hastalarda immünoterapi uygulanabilir. Bazı hastalarda cerrahi ve radyoterapiden de yararlanılabilir. Tedavi; hastalığın evresine, tümörün alt türüne, moleküler özelliklerine, yayılım durumuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre multidisipliner bir ekip tarafından planlanır. Riski Azaltmak İçin Hormon içeren ilaçları doktor kontrolü dışında kullanmayın. Gereksiz radyasyon maruziyetinden kaçının. Genetik yatkınlığınız varsa düzenli kontrollerinizi aksatmayın. Anormal vajinal kanama, karın şişliği veya pelvik ağrı gibi belirtileri ihmal etmeyin. Uterin sarkomların büyük bölümünü tamamen önlemek mümkün değildir. Bu nedenle belirtilerin erken fark edilmesi ve zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması büyük önem taşır. Unutmayın: Özellikle menopoz sonrasında görülen kanama veya rahimde hızlı büyüyen bir kitle mutlaka değerlendirilmelidir. Erken tanı, tedavi seçeneklerini ve başarı ihtimalini artırabilir. Sağlıklı günler dileriz. Kaydet • Paylaş • Takip et Detaylı bilgi için abdullahsakin.com YouTube / Instagram / TikTok / Facebook: @drabdullahsakin Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için doktorunuza başvurunuz. This content is for informational purposes only and does not constitute medical advice. Please consult your physician for diagnosis and treatment.

Ameliyatın Kanser Tedavisindeki Yeri Nedir? Ameliyatın Kanser Tedavisindeki Yeri Nedir?

Cerrahi, kanser tedavisinde kullanılan en eski ve temel yöntemlerden biridir. Özellikle erken evrede ve belirli bir bölgede sınırlı solid tümörlerde, ameliyat tek başına tam iyileşme sağlayabilir. Bazı hastalarda ise kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi veya hedefe yönelik tedavilerle birlikte uygulanır. Cerrahinin Kanser Tedavisindeki Başlıca Amaçları Küratif Cerrahi Tümörün, çevresindeki güvenli cerrahi sınır ve gerektiğinde bölgesel lenf nodlarıyla birlikte tamamen çıkarılması amaçlanır. Özellikle erken evredeki bazı kanserlerde temel tedavi yöntemi olabilir. Tanısal Cerrahi ve Biyopsi Şüpheli dokudan örnek alınarak patolojik inceleme yapılır. Böylece tümörün türü, derecesi ve gerekli durumlarda moleküler özellikleri belirlenebilir. Evreleme Cerrahisi Kanserin çevre dokulara veya lenf nodlarına yayılıp yayılmadığını değerlendirmek amacıyla uygulanabilir. Elde edilen bilgiler sonraki tedavilerin planlanmasına yardımcı olur. Sitoredüktif Cerrahi Tümörün tamamen çıkarılamadığı veya tam çıkarılmasının ciddi organ hasarına yol açabileceği bazı durumlarda, tümör yükünün azaltılması hedeflenir. Böylece diğer tedavilerin etkinliği artırılabilir. Palyatif Cerrahi Kanseri tamamen ortadan kaldırmaktan çok hastanın şikâyetlerini azaltmayı ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlar. Bağırsak tıkanıklığının giderilmesi, kanamanın kontrol edilmesi veya beslenmenin sağlanması için uygulanabilir. Rekonstrüktif Cerrahi Kanser ameliyatında çıkarılan doku veya organın ardından, kaybedilen fonksiyonun ya da görünümün mümkün olduğunca yeniden kazandırılması amaçlanır. Profilaktik Cerrahi Henüz kanser gelişmemiş olmasına rağmen genetik veya ailesel nedenlerle kanser riski çok yüksek olan kişilerde uygulanabilen risk azaltıcı ameliyatlardır. Bu yöntem kanser riskini önemli ölçüde azaltabilir ancak riski her zaman tamamen ortadan kaldırmaz. Cerrahi Kararı Nasıl Verilir? Ameliyat kararı; • Kanserin türüne, yerleşimine ve evresine • Tümörün büyüklüğüne ve yayılım durumuna • Tümörün güvenli şekilde çıkarılabilir olmasına • Hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna • Ameliyatın olası fonksiyonel sonuçlarına • Diğer tedavi seçeneklerine göre kişiye özel olarak planlanır. Diğer Tedavilerle Birlikte Kullanımı Neoadjuvan Tedavi: Ameliyattan önce tümörü küçültmek ve cerrahiyi kolaylaştırmak amacıyla uygulanabilir. Adjuvan Tedavi: Ameliyattan sonra kalmış olabilecek mikroskobik kanser hücrelerini yok etmek ve hastalığın tekrarlama riskini azaltmak için uygulanabilir. Bazı erken evre kanserlerde yalnızca ameliyat yeterli olabilirken, bazı hastalarda kombine tedavilere ihtiyaç duyulabilir. Olası Riskler ve Sınırlılıklar Her hasta veya kanser türü cerrahiye uygun olmayabilir. Ameliyatın türüne göre kanama, enfeksiyon, pıhtı oluşumu, anesteziye bağlı sorunlar, ağrı ve ilgili organda fonksiyon kaybı gibi riskler görülebilir. Bu nedenle cerrahi kararı; cerrahi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji gibi farklı uzmanlık alanlarının katıldığı multidisipliner konseylerde değerlendirilmelidir. Unutmayın: Kanser cerrahisi her hasta için aynı şekilde uygulanmaz. Tedavinin amacı, kapsamı ve zamanlaması hastanın ve tümörün özelliklerine göre kişiselleştirilmelidir. Sağlıklı günler dileriz. Kaydet • Paylaş • Takip et Detaylı bilgi için abdullahsakin.com YouTube / Instagram / TikTok / Facebook: @drabdullahsakin + Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için doktorunuza başvurunuz. This content is for informational purposes only and does not constitute medical advice. Please consult your physician for diagnosis and treatment.

Doktora Başvurmadan Önce Yapılması Gerekenler Doktora Başvurmadan Önce Yapılması Gerekenler

Doktor görüşmesine hazırlıklı gitmek; sorularınızın yanıtlanmasını, sağlık durumunuzun daha doğru değerlendirilmesini ve görüşmeden daha verimli yararlanmanızı sağlar. Sorularınızı Önceden Yazın Aklınızdaki soruları ve merak ettiğiniz konuları randevudan önce mutlaka not alın. Görüşme sırasında unutabileceğiniz için önemli sorularınızı öncelik sırasına göre yazmanız faydalı olabilir. Mümkünse Bir Yakınınızla Gidin Güvendiğiniz bir aile üyesi veya yakınınız görüşme sırasında size destek olabilir, not alabilir ve konuşulan bilgileri daha sonra hatırlamanıza yardımcı olabilir. Önceki Tetkiklerinizi Yanınıza Alın Daha önce yaptırdığınız; • Kan tahlillerini • Patoloji raporlarını • Ultrasonografi, tomografi ve MR sonuçlarını • Görüntüleme kayıtlarını • Diğer tıbbi belgeleri mümkünse eksiksiz olarak yanınızda bulundurun. İlaç Listenizi Hazırlayın Kullandığınız ilaçların isimlerini ve mümkünse dozlarını içeren güncel bir liste hazırlayın. Düzenli kullandığınız ilaçları doktorunuza eksiksiz bildirmeniz, değerlendirme ve tedavi planlaması açısından önemlidir. Ses Kaydı İçin İzin Alın Görüşme sırasında ses kaydı almak istiyorsanız mutlaka önceden hekiminizin iznini alın. Onay verilmeden ses kaydı yapmayın. Anlamadığınız Noktaları Tekrar Sorun Doktorunuzun kullandığı tıbbi terimleri veya yaptığı açıklamaları anlamadıysanız çekinmeden yeniden sorun. Tanınızı, tetkiklerinizi ve tedavi seçeneklerinizi anlayabileceğiniz şekilde açıklamasını isteyebilirsiniz. Unutmayın: Doktor görüşmesi karşılıklı iletişim gerektiren bir süreçtir. Sorularınızı sormaktan ve anlamadığınız noktaların tekrar açıklanmasını istemekten çekinmeyin. Sağlıklı günler dileriz. Kaydet • Paylaş • Takip et Detaylı bilgi için abdullahsakin.com YouTube / Instagram / TikTok / Facebook: @drabdullahsakin Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili kararlar için doktorunuza başvurunuz. This content is for informational purposes only and does not constitute medical advice. Please consult your physician for diagnosis and treatment.

Prof. Dr. Abdullah Sakin Hakkımda Contact Contact Phone
Prof. Dr. Abdullah Sakin Tıbbi Onkoloji (Kanser) Uzmanı
0530 995 59 50
0530 995 59 50
Türkçe English